RTM Tanı ve Tedavi Yaklaşımı

RTM sistemi, 2000’li yıllardan bu yana uygulanan, temelinde fitoterapinin olduğu, birçok tamamlayıcı ve geleneksel tıbbi yöntemin entegre edildiği bütüncül bir tanı ve tedavi yaklaşımıdır. RTM, hastalık ve tedavilere kendine özgü farklı bir bakış açısı ortaya koymaktadır.

RTM sisteminde hastalıklar bedenin yeni oluşum süreçlerine adaptasyonları olarak değerlendirilir. Bu adaptasyonlar aslında bedenin iç ve dış etmenler karşısında hayatı sürdürmesi için ortaya koyduğu olumlu yeni koşullardır. Bu anlamda hastalıklar, insanın gen-çevre uyumsuzluğunun fenotipe yansımasıdır. Fenotipe hastalık olarak yansıyan durumu ortadan kaldırmak için bedeni bu şartlara iten etkenlerin ortadan kaldırılması gerekir. Tedavinin temelini bedendeki iç değişimlerin tekrar düzeltilmesi ve bedenin hücresel DNA modülündeki yeni bilgi ve adaptasyonların eski şekline çevrilmesi oluşturur. RTM yaklaşımı kısaca “Hatırlama ve Onarma Tedavi Tekniği” olarak özetlenebilir.

RTM tedavisinde ilk basamak, bedende fizyopatolojik etkilere ve geçişe neden olan süreçleri ve ihtiyaçları anlamaktır. Tedavide asıl amaç bu triadı geriye çevirecek yaklaşımı devreye sokmaktır. ‘Tedavi triadı’ olarak isimlendirilen bu oluşum, RTM tedavisinin ana süreçlerini oluşturur. Bu süreç, kirlenen bedenin temizlenmesi, bozulan sistemlerin düzenlenmesi ve epigenetik sapmaların tekrar orijinal haline çevrilmesi basamaklarından oluşur.

Fizyopatolojik süreçte gerektiği durumlarda günümüz tıbbi uygulamaları ya da diğer GETAT uygulamaları da destek tedavi olarak uygulanır. Burada amaç bütünsel bir yaklaşımla hastanın ve hastalığın özgünlüğü göz önüne alınarak normal sağlık sürecine geçişin sağlanmasıdır.

Tedavi triadının şekillendirilmesi için iki mekanizma devreye girer. Birinci aşamada hücresel görev bozukluğuna neden olan değişikliklerin birincil ayar noktalarına döndürülmesi için remember denen fitoterapatikler kullanılır. Bunlar DNA’da meydana gelen epigenetik değişikliklerin orijinal ayar noktalarına döndürülmesi ve fenotipe hastalık olarak yansıyan bulguların ortadan kaldırılmasını hedefler. İkinci aşamada ise bedenin temizlenmesi ve sistemlerin düzenlenmesi sonucunda hücresel rejenerasyon aşamasına geçilmesi hedelenir.

RTM sistemine göre hastanın DNA kodları, beden yapısı ve sistemleri üzerinde etki yapabilmek (Bedenin Temizlenmesi ve Sistemlerin Düzenlenmesi) için RTM terapötikleri adı verilen özel bitkisel karışımlar kullanılmaktadır. RTM tedavi sisteminde başarılmasında aslan payı RTM terapötiklerindedir. Ayrıca bazı durumlarda iyileşme sürecini hızlandırmak için akupunktur, kupa terapi, refleksoloji, biyoenerji ve ozon gibi çeşitli tamamlayıcı tıp tedavi yöntemlerinden de yardım alınarak bedenin regeneration süreçleri desteklenmiş olur. Kısaca, RTM hastaya özgü bir tedavi modelidir, hastalığı değil hastayı tedavi etmeyi hedeflemektedir. Tedavide seçilecek GETAT uygulamaları, hastanın ve hastalığın durumuna göre çoğaltılabilir.

Sonuç olarak RTM tedavi modülü temel olarak bozulan üç mekanizma ile ilgilidir:

1. DNA bilgi değişiklikleri: Epigenetik ilaçlar geliştirilmesi yönünde son yıllarda ileri araştırmalar yapılması ve bazı epigenetik ilaçların deneme aşamasında olmasına rağmen, DNA bilgilenme süreci ile ilgili tedavi yöntem ve protokolleri günümüz tıp uygulamaları arasında yer almıyor. RTM sisteminde DNA’daki epigenetik değişikliklerin orijinal ayar noktalarına döndürülmesi yönünde fitoterapatik bitkisel destek ürünleri kullanılması tedavide yeni bir yaklaşım ortaya koyar.

2. Bedensel kirlenmenin temizlenmesi: Serbest radikal olarak da isimlendirilen toksik yapıların bedenden uzaklaştırılması ana hedefimizdir. Böylece beden daha rahat çalışma sürecine geçer ve gen değişikliğine neden olan kirlenme alt yapısı da ortadan kaldırılmış olur. Bunun için RTM terapötikleri ve süreci hızlandırmak için de destek uygulamalar devreye konur.

3. Sistemlerin düzenlenmesi: RTM terapötikleri ile sürecin desteklenmesi için akupunktur, refleksoloji ve bioenerji gibi uygulamalar, beden sistemlerindeki denge ve uyumun sağlanması, neticede rejenerasyon sürecinin koordinasyonu amacıyla uygulanır.