Ozon Terapi

Modern yaşamda maruz kaldığımız stres, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve kötü alışkanlıklar gibi durumlar, vücuttaki toksinlerin birikimini ve oksijen eksikliğini arttırır. Bu da kronik yorgunluğa, erken yaşlanmaya, hastalıklara ve kansere zemin hazırlar.

Yeterli oksijenlenmeyi sağlamak için nefes almaktan daha fazla şey yapmak zorunda kalabiliriz. Ozon Terapi, insanların ihtiyacı olan oksijeni en etkili şekilde sağlayan ve toksinleri yok eden, bilinen en önemli tedavi yöntemlerinden biridir.

Ozon, Alman kimyacı Christian Friedrich Schönbein (1799-1868) tarafından 1840 yılında keşfedilmiştir. Ozon gazı, keşfinden kısa süre sonra, çok güçlü okside ve dezenfekte etme özelliği sayesinde, dünya genelinde pek çok yerde mikrop öldürücü olarak kullanılmaya başlanmıştır. Keşfedildiğinden bugüne dek tedavilerde kullanılan Ozon, özellikle son zamanlarda oldukça popüler yöntem haline gelmiştir.

Ozon Tedavisi'ni geleneksel tıp yöntemlerinin bir parçası olarak kabul etmek pek de mümkün değildir. Bunun iki sebebi vardır; bunlardan birincisi, her ne kadar eski tedavi yöntemi olsa da, geleneksel yöntemler kadar binlerce yıl eskiye dayanmaz. İkincisi ise, etkileri üzerine, keşfedildiğinden bugüne dek yazılmış pek çok akademik makale ve bilimsel çalışma olmasıdır. Ozon Tedavisi'ni Almanlar ‘’Kan yıkama’’ olarak da adlandırmaktadırlar. Ozon Terapi'nin en önemli özelliği, hastaya ve hastalığa özgü olarak, vücuda farklı yöntem ve ölçülerde tatbik edilmesidir. Major, Minor, Subkütan, vücut boşluklarına ve eklem içine ozon gazı verilmesi bu yöntemlerden bazılarıdır.

Ozon Terapi, beyaz kan hücrelerinin (savunma hücreleri olup, enfeksiyonlara karşı korurlar) oluşumunu ve fonksiyonlarını arttırır. Bakteri, virüs ve mantarları öldürür. Bağışıklık sistemini enfeksiyonlara karşı güçlendirir. Bağışıklık sistemini düzenleyici özelliği ile bağışıklık sisteminin sapmasından kaynaklanan hastalıkların tedavisine yardımcı olur. Hızla büyüyen kanser hücrelerinin çoğalmasını ve yayılmasını engellemeye yardım eder. Alyuvarların (kanda oksijen taşıyan kırmızı hücreler) elastikiyetini arttırarak, kılcal damarlardan geçişini hızlandırır. Kanın dokulara oksijen bırakma yeteneğini arttırarak, organların oksijenlenmesini çoğaltır ve bu sayede performanslarını yükseltir. Hücre içi solunumunu hızlandırır. Detoks edici özelliği ile vücudumuzdaki kimyasal maddelerin temizlenmesine yardım eder. Kanın kıvamını azaltır, akışkanlığını sağlar. Bu sayede damar duvarındaki plakların yumuşamasını ve küçük kan damarlarındaki tıkaçların çözülmesini sağlayarak dolaşımı düzenler.

RTM sisteminde Ozon Terapisi, Regeneration aşamasında yer alır. Tedavi triadında ise, bedenin temizlenmesi sürecinde görevlidir. Cisim bedeni, kanal bedeni ve elektriksel beden yapıları üzerinde etkilidir. RTM sisteminde Ozon Terapi uygulamalarıyla, kandaki oksijen kapasitesi arttırılarak iyileşme süreçlerinin hızlandırılması hedeflenir. Çok etkili bir detoks uygulamasıdır. Enjeksiyon uygulamacıyla adeta akupunktur gibi meridyenlerde, fascia koordinasyonu ile elektriksel bedende, ayrıca bölgesel olarak cisim bedeni üzerinde etkilidir.