Amiloid birikiminin kaynağına odaklanan RTM yaklaşımı.
Tedavide kalıcı şifaya ulaşmak, ancak hastalıkların kaynağını ortadan kaldırmakla mümkündür. RTM, hastalıkları “kaynak-neden-sonuç” ilişkisi içinde değerlendirir ve “kaynağı” ortadan kaldırmayı planlayarak tedavi sürecinde kalıcı şifayı hedefler.
Amiloid, immünoglobülinlerden türemiş olan, lifsi yapıda bir glikoprotein yani protein-karbonhidrat bileşiğidir ve vücuttaki organ ve dokularda biriktiğinde normal fonksiyonlarını bozar. Amiloidoz ise, nadir görülen ve bağ dokusunda amiloid birikmesinden dolayı meydana gelen ciddi bir hastalıktır.
RTM sisteminde Amiloidozis hastalığına yaklaşım modern ve diğer tıp ekollerinden oldukça farklıdır. RTM sisteminde hedef; direkt olarak amiloid birikimini baskılayarak ortadan kaldırmak değildir. Bireye özgü olarak amiloid birikimine sebep olan nedenlerin ortaya konup hastalığın kaynak kısmını tespit etmektir. Tedavide ise amiloid üretimi ve birikimine neden olan altyapının düzeltilerek olumsuz gidişatın önlenmesi hedeflenmektedir.
Hastalığa Bakış
Amiloidozis, organ ve dokularda fibriler protein yapısında bir maddenin birikmesiyle, organlarda fonksiyon bozukluğuna neden olan, nadir gözüken bir hastalıktır. Amiloidozu tek bir hastalık olarak değil, biyokimyasal özellikleri benzer olan ama farklı protein türlerinin depolanması ile oluşan bir hastalık grubu olarak ele almak gereklidir.
Kısaca Amiloidozis hastalığına bakalım…
Hastalık Türleri
Amiloidoz primer ve sekonder olarak ikiye ayrılabilir. Diğer bir hastalıkla ilgili olmaksızın, kendiliğinden gelişen amiloidoza primer amiloidoz adı verilir. Hastalık başka bir hastalık sonrasında gelişirse sekonder amiloidoz olarak değerlendirilir.
Ayrıca lokalize veya sistemik olarak da iki gruba ayrılır. Lokalize amiloidoz, vücudun sadece bir bölgesinde yer alırken sistemik amiloidoz vücutta birden çok organı etkileyen amiloidoz türüdür.
Tanımlanmış olan 20’den fazla farklı amiloidoz türü bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı aşağıda listelenmiştir.
Daha önce primer amiloidoz olarak adlandırılan, en yaygın amiloidoz türüdür. Kemik iliğinin anormal antikorlar üretmesiyle gerçekleşir.
Eskiden sekonder amiloidoz olarak adlandırılan bu tür, ülseratif kolit, romatoid artrit, Crohn hastalığı gibi diğer bir hastalığın sonucunda görülür. Başta böbrekleri ve ayrıca kalp, akciğer ve sindirim sistemini etkileyebilir.
5 yılı aşkın süreyle diyalize giren kişilerde yaygındır. Çoğunlukla tendonlar, kemikler ve eklemleri etkiler.
Kalıtım yoluyla geçen nadir görülen bir formdur. Birçok genetik kusur, amiloid hastalığının daha yüksek riskiyle bağlantılıdır.
İleri yaştaki erkeklerde daha çok görülen bir türdür. Kalpteki ve diğer dokulardaki normal TTR birikiminden kaynaklanmaktadır.
Tek bir organdaki amiloid proteini birikimine sebep olur. Örneğin beyinde birikmesi Alzheimer hastalığına sebep olabilir.
Risk ve Nedenler
Amiloidoz farklı nedenlere bağlı gelişebilmektedir, ana nedenler ise aşağıdaki gibi listelenebilir.
Belirtiler
Amiloidozda hastalığın tutulduğu bölgeye göre değişen oldukça farklı semptomlar gözükebilir ve hastalık iyice ilerleyene kadar çoğu kişide semptomlar görülmez.
Belirtiler hastalıktan etkilenen organlara göre değişiklik gösterir fakat genel olarak şöyle listelenebilir:
Tanı ve Görülme
40 yaş üstünde, kemik iliğini ilgilendiren hastalıklarda ve erkeklerde daha sık görülür.
40 yaş üstünde, romatizmal ve kronik iltihabi hastalıklarda ve erkeklerde daha sık görülür.
Kapsamlı bir fiziki muayene ile birlikte ayrıntılı olarak tıbbi geçmişin alınması çok önemlidir.
Detaylı olarak kan ve idrar testleri yapılır. Gerekirse biyopsi için yağdan, ilikten veya diğer bölgelerden doku örneği alınabilir. Görüntüleme yöntemleri de tanıya yardımcı olabilmektedir. Kalıtsal bir tür olduğu düşünülürse genetik bir test yapabilir.
RTM Sistemi
Bedenimiz iç ve dış etmenlere karşı sürekli bir denge içindedir. Bu denge ile yaşam gelişerek devam eder. RTM Sistemi kendine has tanı ve tedavi protokolleri içermektedir. RTM Sisteminde hastalıklar; iç ve dış olumsuz şartlara karşı yaşamın devam ettirilebilmesi için bedende oluşturulan yeni denge veya yeni ayar noktaları olarak görülmektedir.
Bedende yeni ayarların devreye girmesine neden olan Hastalık Triadı denilen kaynak modeli vardır. Bedende Kirlenme, Sistem bozuklukları ve DNA’da kod değişikliğinin (Epigenetik) olduğu bu üçlü yapı Amiloidozis hastalığında şöyle işlemektedir;
Yaşla birlikte ya da bedende yangı sürecini artıran otoimmün hastalıklar gibi kronik hastalıkların neticesinde bedende açığa çıkan metabolik atıklar ve toksinler detoks organlarının temizleme kapasitesini aşması durumunda bağ dokusunda ya da çeşitli organlarda birikmeye başlamaktadır.
Dolaşım sistemindeki yetersizlik, kronik hastalıklar, detoks organlarını (karaciğer, akciğer, deri, böbrek) ilgilendiren kronik rahatsızlıklar neticesinde bedenin temizlenmesi güçleşecek metabolik atıkların tersinir bir birikimi söz konusu olacaktır.
Bedende kirlenme ya da sistemlerin bozulması neticesinde beden detoks süreçleri ile ilgili yeni kararlar alacaktır. Oluşan metabolik atıkların bedenden uzaklaştırılması daha uzun sürelerde yapılır hale gelecektir. Bu değişiklik bedende bilgi düzeyinde kodlanacak ve en nihayetinde DNA’da kod değişikliği meydana gelecektir.
Bilgi formundaki bu değişiklik sorunun ortaya çıktığı süreçlerde amiloidozis birikimleri şeklinde olacaktır. Bedenin belirlemiş olduğu bu yeni ayar noktasının sonucu Amiloidozis hastalığıdır.
RTM Sisteminde amaç direkt olarak Amiloidozis hastalığının semptomlarını baskılamak değil, yukarıda da bahsettiğimiz gibi hastalığının kaynağını oluşturan Hastalık Triadının ortadan kaldırılmasıdır. RTM Sisteminde buna Tedavi Triadı denmektedir.
Tedavi Triadı; bedende normal denge durumuna dönüş için detoks sürecinin başlatılması, aksayan sistemlerdeki dengesizliğin giderilmesi ve DNA’daki epigenetik değişikliklerin tersine döndürülmesi süreçlerini kapsar. Bu süreç tamamen kişiye özgü planlanmaktadır.
Tedavi triadının ana omurgası RTM Fitoterapötikleridir. Fitoterapi protokolü, kişiden alınan ayrıntılı anamnez, laboratuar ve görüntüleme bulguları ile RTM kliniklerine özgü yapılan ölçümler değerlendirilerek belirlenmektedir. RTM Fitoterapi protokolü ile kaynak kısmını oluşturan hastalık triadı geri çekilerek tedavi edilmektedir.
Bitkilerin tohum kısımları ile bedenin bilgilendirilmesi sağlanarak yeni ayar sabitlerini belirleyen DNA’daki epigenetik değişikliklerin normale döndürülmesi hedeflenir. Bu bilginin normalleşmesi sürecine bedenin de uyum sağlaması için bitkilerin yapraksı kısımları kullanılarak, bedende detoks faaliyetlerinin hızlanması ve sistemlerin düzenlenmesi ile tedavi triadı devreye sokulur. Zaten hastalık triadını geri çektiğinizde beden kendiliğinden norm formuna geçecektir.
Hem bedeni desteklemek hem de tedavi sürecini hızlandırmak maksadıyla RTM fitoterapötiklerine ek olarak Ozon, Hacamat, Akupunktur, Manyetik alan tedavisi gibi 25’e yakın geleneksel tıp yöntemi hastanın ihtiyacına göre planlanmaktadır.
Merak Edilenler
Böbrekte biriken amiloid proteini, böbrek amiloidozuna, böbreklerin süzme yeteneğinin bozulmasıyla idrarla protein kaybına, ve sonrasında böbrek yetmezliğinin gelişmesine yol açar.
Amiloid olarak adlandırılan proteinlerinin böbrekte birikmesi durumuna Böbrek Amiloidozu denir.
Açılımı “Familial Mediterranean Fever” olan FMF, Ailevi Akdeniz Ateşi anlamına gelir. Genetik sebeplerle, vücudun kendisinin tetiklediği iltihaplı, ateşli, ağrılı ataklarla seyreden kalıtsal bir hastalıktır.
FMF ile beraber görülen Amiloidoz, proteinin dokuların dışında birikmesine neden olarak organlarda hasara sebep olabilir. Çoğunlukla çocukluk döneminde teşhis edilir ve belirtiler yaşam boyu sürebilir.
Ülkemizde sıklıkla rastlanan bir hastalık olan Ailevi Akdeniz Ateşi’nin erken teşhis edilip tedavisine başlanması, doğacak zararların ve yaşamsal riskin önlenmesi bakımından çok önemlidir.
SAA farklı organlarda Amiloid A fibrilleri birikmesidir. CRP gibi SAA ölçümü de inflamatuvar tanısında, hastalığın ve tedavisinin takibinde işlevseldir. CRP ve SAA’in birlikte ölçümü tanısal fayda sağlamada önem taşır.
Zamanında ve doğru şekilde tedavi edilirse ölümcül değildir. Aksi takdirde türüne de bağlı olarak hayati tehlike riski oluşabilmektedir.
Amiloidozis hastalığı hakkında değerlendirme ve süreç planlaması için kliniğimizle görüşebilirsiniz.